Albay Nuri Ayay

 

 

1960 Giriş , Almanca , Yaka No 2458

Selimiye’ye girdiğim 1960 yılında sağlık nedeni ile  1.nci sınıfta “mazeretten kaldım”  Orta 3’de Ordu Karargahı’nın Selimiye’ye taşınması nedeniyle kalanların Kuleli’de Orta 3 ‘e okuyacağını öğrendiğimde Kuleli Aşkı ile 42 arkadaş ile sınıfta kaldık ve Orta 3’e Kuleli’de devam ettik.

Yani iki sene kaldığım için Harbiye’den 1970 yılında mezun oldum.

 

SELİMİYE’DEN UNUTAMADIKLARIM

 

İç bahçede bulunan mutfak, Büyük kazanlar.Marshall yardımından gelen 1945 yılı damgalı etler, odun ile ısıtılan kazanlar.

 

Okulun Fotografcisi , Foto Enginin tek makina ile hizmet ettiği bahçede prefabrik fotoğrafhanenin yanındaki ağaç.

 

Bu ağaçta üzüm taneleri gibi  taneler. Neden yazıyorum.Cumartesi öğlen evci çıkacağız. Ayakkabılar boyasız.Cila nerden bulacağız o an.ağaçtaki o taneleri ayakkabılara sürünce ayakkabılar pırıl pırıl oluyor ve biz de izine çıkabiliyorduk. Ağacın önünde kuyruk oluyordu.Bilmeyen görenler herhalde bunlar ne yapıyor derlerdi.

 

Kulelerde dolaşan Kara Bela korkusu,

 

Çaputlarla futbol oynamamız,

 

Beden Eğitimi öğretmeni Altan Ceylan'ın voleyboldaki kütleri(smaçları),

 

Salacaktan vapura bineceğim 5 kuruşum olmadığı için çünkü bilet 15 kuruş bende var 10 Kuruş ağlıyarak okula gittim ve hep ağladım.

 

Annem okula teslim ettğinde ilk yemekte karnıyarık vardı.Selimiyenin demir parmaklıklı camından ayaklarımı aşağıya sarkıtıp anne beni al diye ağlamalarımı.

 

Müzik hocası Jada Koper'in longplayden süpürgeye binip uçan cadının senfonisini,

 

19 mayıs için gittiğimiz FB Stadının tahta tribünlerini,

 

Gece uyurken büyük koğuştaki Üst ranzadan düşüp kolumun kırılmasını,

 

Yeni inşaat kule altından firar edişlerimizi ,

 

Kıyafetimiz motgomery ve kepimizi,

 

Su oluklarına taktığımız ve yaptığımız radyoyu dinlemeyi,

 

İç bahçedeki beyzbol maçlarını,